Occam’ın usturası: tutumluluk ilkesi
Kısaca: Occam’ın usturası, bir olgu için birden fazla olası açıklama olduğunda, en az varsayıma sahip olanın tercih edilmesi gerektiğini belirten metodolojik bir ilkedir. Orta çağ filozofu William of Ockham’ın adını taşır.
Biraz daha ayrıntılı: İlke, en basit açıklamanın her zaman doğru olduğunu değil, metodolojik olarak en mantıklı başlangıç noktası olduğunu öne sürer.
Ayrıntılı
- Temel formülasyon: Varlıklar gereksiz yere çoğaltılmamalıdır, bu da ek varsayımların yalnızca gerçekten gerekli olduğunda yapılması gerektiği anlamına gelir.
- Bilimsel uygulama: Bilimde, bu ilke, aynı gözlemleri eşit derecede iyi açıklayan rakip teoriler arasında seçim yapmak için kullanılır.
- Mutlak doğru değil: Occam’ın usturası sezgisel bir araçtır, mantıksal bir ispat yöntemi değildir, ve daha basit açıklamalar daha sonra yanlış çıkabilir.
- Komplo teorileri örneği: Birçok kanıtlanmamış ek varsayım gerektiren karmaşık açıklamalar genellikle tutumluluk ilkesiyle çelişir.
- Basitleştirmeden ayrım: İlke, karmaşık gerçekliği yapay olarak basitleştirmeyi değil, gereksiz teorik karmaşıklıktan kaçınmayı talep eder.
- Modern formülasyonlar: Günümüz bilim felsefesinde ilke genellikle tutumluluk ilkesi veya sadelik ilkesi olarak adlandırılır.
- İlkenin sınırları: Bazı karmaşık olgular gerçekten karmaşık açıklamalar gerektirir, bu nedenle ilke her zaman mevcut kanıtlar bağlamında uygulanmalıdır (logik-grundlagen-schluesse, trugschluesse-erkennen).